Benimle tanışmak ister misin fransızca

Saat geç olmuştu ama kadının biri dışarıda bir yerde opera aryası gibi bir şey söylüyordu.

Cumartesi Gecesi 'İş Ateşi'

Annemlerin otel odalarına geri dönmeleri gerekiyordu. İkisi de yarın sabah erkenden geri uçuyorlardı. Babam pencereden ayrıldı. Gözlerinin dolmuş olduğunu görünce gerildim. Babamın, babam olmasına rağmen, ağlamanın eşiğinde olduğunu görmek boğazımın düğümlenmesine neden oldu. Koca kadın oldun artık galiba.

Fransız Medicis Yabancı Roman Ödülü Hakan Günday'a

Kaskatı kesilmiş bedenime kocaman sarıldı. Tutuşu ürkütücüydü.

Fransızca Dersler - Kendini Tanıtma (Presentation)

Sıkı çalış ve arkadaş edin. Beni bıraktı. Sonra da gitti. Annem geride kaldı. Nefes almaya çalıştım. Nefes al. Üçe kadar say.

Nefes ver. Teni greyfurt ve vücut kremi gibi kokuyordu. Atlanta artık evim değildi. Benim yerime Ve ona çok fazla atıştırmalık vermemesine de dikkat et, onu şişmanlatıyorlar. Sonra iglosundan çıkamaz. Ve sonra annemin yapmasını beklemediğim bir şey yaptı. Bütün o imzalanması gereken kâğıtlardan, uçak biletlerinden, sunumlardan sonra bile bunu beklemiyordum.

Haber Arama

Bir sene sonra üniversite için evden ayrıldığımda olacak bir şeydi zaten. Fakat kaç gün, ay ya da senedir bunun hayaliyle yaşamış olsam da gerçekleştiği an için kendimi hazırlamamıştım. Annem gitmişti. Beni bıraktılar.

Dünya starı Tilda Rejwan’ı tanımak | Şalom Gazetesi

Ebeveynlerim beni gerçekten bıraktılar! Öte yandan Paris ilginç bir şekilde sessizdi. Opera şarkıcısı bile paydos etmişti. Şu an kendimi kaybedemem. Yurdun duvarları yara bandından da inceydi, o yüzden eğer sinir krizi geçirirsem komşularım, yani yeni sınıf arkadaşlarım, her şeyi duyacaktı. Akşam yemeğinde yediğim o tuhaf patlıcan yemeğini kusacaktım ve herkes duyacaktı ve kimse beni pantomimlerin görünmez kutularından kaçışını izlemeye davet etmeyecekti. Ya da burada insanlar boş zamanlarında ne yapıyorlarsa ona.

Yüzüme su çarpmak için ufak lavaboma koştum. Fakat su aniden fışkırınca tişörtümü sırılsıklam etti. Aman Tanrım. Ya buradaki suda milyonlarca mikrop vardıysa? Fransız musluk suyu içilebilir miydi?

Çok acınasıyım. Hangi on yedi yaşındaki ergen evden uzaklaşmak istemez ki?

ister misin…

Komşularım sinir krizi geçirmemi beklemiyordur. Onların odalarından herhangi bir ağlama sesi gelmiyordu. Yataktan bir tişört alıp kendimi kurularken aklıma bir çözüm geldi. Sesimi emen yastığıma yüzüstü atlayıp hüngür hüngür ağladım. Birisi kapımı çalıyordu.


  • tanışmak hakkında kısa bilgi!
  • İngilizce - Fransızca Cümle ve Metin Çeviri.
  • Tebeşir İzi Kadıköy’de.
  • tingle arkadaşlık sitesi!
  • Karşılamak translate ingilizce.
  • canlı yayın yapan arkadaşlık siteleri!

Benim kapım olamazdı. Tekrar çaldı! İyi misin? Fakat tekrar seslendi. Ben de yatağımdan sürünerek çıkıp kapıyı açmaya mecbur kaldım. Uzun sarı bukleleri olan bir kız öbür tarafta beni bekliyordu. Uzun boylu ve iri yarıydı fakat kilolu anlamında iri yarı değildi. Voleybolcular gibi iri yarıydı. Elmas gibi bir hızma koridor ışığında parıldıyordu. O gidenler annenler miydi? Chocolat chaud. Sıcak çikolata yani. Odamda bize sıcak çikolata hazırlayabilirim. Her şeye rağmen, onu takip ettim. Meredith beni trafik polisi gibi elini öne uzatarak durdurdu. Beş parmağına da yüzük takmıştı. Kapılar otomatik olarak arkandan kilitlenir.

Anahtarları zincire, geçtiğimiz hafta sonu yeni öğrencilere verilen Hayatta Kalma Odasına girdik. Şok geçirdim.

Dünyanın diğer ucunda bir macera

Aynı benim odam kadar küçük, üçe üç metre genişliğindeydi ve içinde aynı küçücük çalışma masası, küçücük şifoniyer, küçücük yatak, küçücük buzdolabı, küçücük lavabo ve küçücük duşa kabin vardı. Küçük bir tuvalet yoktu, onlar koridorun sonunda ortak kullanılıyordu. Fakat… benim çıplak duvarlarıma kıyasla onun duvarlarının ve tavanının her santimi posterler, fotoğraflar, parlak hediye kâğıtları ve üstünde Fransızca yazılar olan canlı renklerde ilanlarla kaplıydı. Meredith bana bir peçete uzattı, ben de burnumu sildim. Kızgın bir kaz gibi ses çıkararak sesli bir şekilde sümkürdüm fakat Meredith suratını asmadı ya da tepki vermedi.

Buradaki dördüncü senem. O yüzden herhangi bir seminere katılmama gerek yoktu.